TARİH

OSMANLI-HABSBURG MÜCADELELERİNE DAİR MÜLAHAZALAR


Osmanlı-Habsburg savaşlarında, özelikle Kanuni Sultan Süleyman dönemindeki mücadelelerde, mütemadiyen Osmanlıların saldırdığı ve Habsburgların savunmada kaldığı bir anlatı tercih ediliyor. Bu anlatı sebebiyle Muhteşem Süleyman döneminde Habsburglar karşısında –özellikle Kara Avrupa’sında- görkemli zaferlerin olmadığı ve genel itibariyle sınırlı başarıların yaşandığı bir dönem portresi zihinlerde canlanıyor. Büyük masraflar dahilinde yapılan bu seferlerde Avusturya topraklarında büyük çaplı fetihlerin olmaması, her ne kadar Osmanlı diplomatik üstünlüğü kabul ettirilse de önceki hasımlar gibi ezici bir üstünlüğün elde edilememesi ve Avusturyalıların öyle ya da böyle payitahtlarını her seferinde başarıyla savunmaları bu algının oluşmasında başlıca faktörlerdir diyebiliriz.

Osmanlı-Habsburg Mücadeleleri – 1

Bu mücadelenin bu denli sığ bir zeminde geçiştirilmesi atalarımızın Macar serhaddinde verdiği amansız mücadelenin hakkını teslim etmememize sebebiyet vermekte. Özellikle Habsburgların güç merkezlerinin sınır boylarına Osmanlılara nazaran daha yakın olmaları ana Osmanlı ordusu cephede değilken Habsburglara büyük avantaj sağlıyordu. Bu sebeple ki Osmanlıların savunmada kaldığı ve Habsburgların taarruz eden konumda olduğu çatışmalarda Osmanlılar rakibine nazaran görece küçük ve mobilize kuvvetlerle direniş göstermekteydi. Ancak yukarıda açıkladığımız algı sebebiyle bu epik müdafaalar göz ardı edilmektedir.

Osmanlı-Habsburg Mücadeleleri – 2

Avusturya’nın 1530, 1537, 1541 ve 1542 yıllarında Macaristan’a ve İspanyolların 1535’de Tunus’a, 1541’de Cezayir’e 1558’de Mostanem’e ve 1560’da Cerbe’ye yaptıkları Osmanlıları hedefleyen saldırılarının neredeyse hepsinde istilacı ordular az sayıda müdafi ile bozguna uğratılmıştır. Avrupa’daki savaşlarda akıncıların ve Akdeniz kıyılarındaki savaşlarda da Türk derya beylerinin azimli mücadeleleriyle düşman alt edilmiştir. Bunların başlıca önemli gördüklerimizi kısaca sayalım:

1537’de Ösek kentini ve Osmanlı tedarik hatlarını hedefleyen Katzianer’in komuta ettiği 24.000 kişiden oluşan Avusturya ordusu Malkoçoğlu Mehmed Bey’in komuta ettiği 8.000 kişilik akıncı birliğince imha edilmiştir. Yenilgi Avusturya için Mohaç ile kıyas edilecek kadar büyüktü.

Katzianer’in Seferi – 1
Katzianer’in Seferi – 2

1541’de Budin’i hedef alan ve 50.000 kişiyi aşkın askerden müteşekkil Habsburg ordusu şehri kurtarmaya gelen akıncı birliklerinin baskınları neticesinde yaşanan İstabur muharebesinde bozguna uğratılmış ve ordu 20.000’i aşkın kayıp vermiştir.

Budin Kuşatması.

Ertesi sene yine Budin’i hedefleye bir başka taarruz da Malkoçoğlu Bali Bey’in kararlı direnişi ve çevre eyaletlerden yetişen akıncı beylerinin desteği ile bir başka Avusturya felaketine dönmüştü.

Osmanlı-Habsburg Mücadeleleri – 3

Akdeniz’de ise İspanyolların öncülüğünde birleşik kuvvetler toplanarak Osmanlı’nın Kuzey Afrika’daki toprakları hedeflenmişti. Bunlardan 1535 senesinde yaşanan Tunus muhasarası oldukça kanlı geçse de neticede şehirdeki bir kısım Arap beyinin ihaneti sonucu Osmanlılar mağlup olmuştur.

Akdeniz Seferleri.

Bundan sonra doğrudan Cezayir şehrini hedefleyen ve Şarlken’in bizzat komuta ettiği bir başka sefer ise tam bir bozgunla neticelenmiş ve Hasan Ağa komutasındaki birkaç yüz Osmanlı müdafi karşısında Şarlken canını dahi zor kurtarmıştı.

Cezayir – 1
Cezayir – 2

1558’de Kont Alcudate komutasında 12 bin kişilik bir İspanyol ordusu da yine Mostaganem muharebesinde imha edilmiş ve başlarındaki kont da öldürülmüştür.

Mostaganem Muharebesi.

1560 senesinde Trablus’u hedefleyen ve Cerbe adasında konaklayan büyük İspanyol donanması da Piyale Paşa komutasındaki Osmanlı donanmasının baskınına uğrayarak imha edilmiştir.

Cerbe Deniz Muharebesi.

Bu yenilgilerin bir çoğunda taarruz eden güç yenilmekle kalmamış ve ordunun imhasıyla yüzleşmiştir. Osmanlıların Alman topraklarına yaptığı ve başarısız addedilen seferlerde dahi böylesine bir bozgunla Kanuni devrinde karşılaşılmamıştır.

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi’nde Osmanlı İmparatorluğu’nun Sınırları.

YAZAR: MELİH BATUHAN DÜZENLİ


Yorum bırakın