Derviş Mehmed oğlu Mustafa, Yozgat’ın Bozok yöresinde dünyaya geldi. Küçük yaşta usta bir binici olarak nam salmış ve mahalli idarecilerin dikkatini çekmiştir. Öyle ki ona küçük sipahi denilir olmuştu. Bu sebeple genç yaşta eyalet beylerinin hizmetine girdi.

Kısa süre sonra eğitim alması için cihanın merkezine, İstanbul’a, gönderilmiş ve saraya girmiş ve Enderun’da eğitimine başlamıştır. Başlarda has odada hizmet ettikten sonra Enderun’un en nüfuzlu mevkilerinden biri olan silahdarlığa yükselmiştir. Uzun süreler vazifesini layığıyla yapan Bozoklu Mustafa Ağa, 14 Ocak 1681’de vezirlik payesi de verilerek Kaptan-ı Derya olarak vazifelendirilmiş ve böylece “Paşa” unvanına sahip olmuştur.

Bu vazifesini ifa ettiği sırada ilginç bir hadise vuku bulmuştur. Kısaca bahsedecek olursak, Fransız donanması dokuz adet Tunus gemisini korsanlık yaptıkları gerekçesiyle Sakız Adası’na kadar kovalamış ve Tunus gemilerinin limana sığınması üzerine Sakız Adası’nı bombalamıştı. Donanma-yı Humayun ile gelen Bozoklu Mustafa Paşa, Fransız gemilerini kıskıvrak yakalamış ve hepsini ele geçirmiştir. Donanmalarının esir düşmesi üzerine Fransız hükümeti, İstanbul’a elçilik heyeti göndermiş ve resmi bir özür ile bombardımanın tazminatı ile konuyu kapatmışlardır.

Bu vazifesini de layığıyla yerine getiren Bozoklu Mustafa Paşa, İstanbul’a dönerek tersane işleri ile meşgul oldu. 20 Aralık 1683 tarihinde Kaptan paşalıktan azledilerek Kamaniçe Beylerbeyi olarak Leh cephesine gönderildi. Şehri kuşatan Leh ordusuna karşı şehri başarı ile savundu.

Leh Serdarı Sarı Süleyman Paşa’nın “Sadrazam” ilan edilmesi üzerine onun yerine atandı. Böylece Bozoklu Mustafa Paşa, Leh serdarı ve Osmanlı İmparatorluğu’nun Kuzey Orduları Komutanı oldu. Burada yıllarca çarpışmış ve adeta Lehleri kuzeyde çakılı bırakmıştır. Hatta Osmanlı ordusunun bu cephede savunmada kalmasına rağmen Leh topraklarına akınlar dahi yaptırabilmiştir. 14 Ağustos 1688 tarihinde Leh Kralı Jan Sobiyeski bu defa oldukça büyük bir kuvvetle tekrar gelerek yine Kamaniçe’yi kuşattı. Durumu öğrenen Serdar Bozoklu Mustafa Paşa, Kırım kuvvetlerini de yanına alarak harekete geçti. Serasker’in gelmesine kadar kale garnizonu dayanmıştır. Şehri düşürmeyi başaramayan kral, yardıma gelen Türk ordusuyla yaptığı meydan muharebesini kaybederek yine geriye çekilmiştir. Lehler öylesine müşkül bir vaziyete düşmüşlerdi ki halk, kralı barışa zorlamıştır.

Ocak 1690’da 7 yıldır görev yaptığı Leh cephesiden alınıp Şam vilâyetine gönderildi. Bir yıl sonra Trablusşam’a gitti. Buradan Edirne’ye çağrılıp Ramazan 1103’te (Haziran 1692) Sadâret Kaymakamlığı’na tayin edildi. 27 Mart 1693 tarihinde padişahın da ısrarıyla sadrazam oldu. Sadarete geldiği dönem Osmanlı için ziyadesiyle acı bir döneme denk gelmişti. Kutsal İttifak Savaşları, tüm şiddetiyle sürmekte idi. Habsburg orduları Macaristan’ı almış ve Eflak’ı da tehdit eder hale gelmişti. Bu gelişmeler üzerine sefer kararı alınmış ve Eflak üzerine yürüyüşe geçilmiştir. Avusturya kuvvetlerinin Belgrad’a ilerlediği haberi üzerine yönünü Belgrad’a çevirdi. Şehri kuşatan birlikleri geri çekilmeye mecbur edip kenti kurtarmayı başarmıştır. Belgrad istihkamlarını onartıp gerekli takviyeyi de yaptıktan sonra seferi sonlandırıp payitahta döndü.

Bozoklu Mustafa Paşa askeri olarak başarılı bir kariyere sahip olsa da siyaseti becerememiş ve politik entrikalar sonunu getirmiştir. Paşa, fırsat buldukça ava çıkmaktan kendini alamazdı. Paşanın bu zaafını bilen rakipleri bunu kullanarak onu sultanın gözünden düşürmeyi başarmıştır. Mustafa Paşa azlinden sonra bir süre sarayda “Kapı Ortası”nda mahpus tutuldu. Ardından yeni Vezîriâzam Sürmeli Ali Paşa’nın ricasıyla affedildi ve Trablusşam’a tekrar vali oldu.
Bozoklu Mustafa Paşa, 26 Ağustos 1697’de kapı halkı ve 300 sipahisiyle II. Mustafa’nın Zenta seferi için orduya katıldı. Osmanlı ordusu Zenta’da tarihinin en feci bozgunlarından birini yaşadı. II. Mustafa Devri’ni anlattığımız yazımızda Zenta Muharebesi ve bu döneme ilişkin ayrıntılı malumatlara ulaşabilirsiniz. (bkz. NOT DEFTERİNDEN – 4: II’LER DEVRİNE VEDA) Mağlup ordunun düzenini Bozoklu Mustafa Paşa sağlamıştır.

Aralık 1697’de Boğaz Muhafızlığı’na tayin edildi. 10 Nisan 1698’de Sadrazamın arzusuyla ikinci vezirlik pâyesi verilerek yeniden sadâret kaymakamlığına getirildi. Bu görevini sürdürürken damla hastalığı yüzünden iş yapamaz hale geldi ve 17 Aralık 1698’de vefat etti. Genç yaşta saraya alınan Türk kökenli Bozoklu Mustafa Paşa yıllarca cepheden cepheye gitmiş, zaferi de bozgunu da görmüş, devletin en alt kademesinden en üst kademesine kadar bir çok görevde bulunmuştur. Allah rahmet eylesin.
YAZAR: MELİH BATUHAN DÜZENLİ
KAYNAKÇA
- TDV İslâm Ansiklopedisi’nin 2020 Yılında Ankara’da Basılan 31. Cildinde, 343-344 Numaralı Sayfalar. “https://cdn2.islamansiklopedisi.org.tr/dosya/31/C31010180.pdf”
- Türk Silahlı Kuvvetleri Tarihi, Osmanlı Devri, Üçüncü Cilt, Dördüncü Kısım. “https://www.msb.gov.tr/Content/Upload/Docs/askeritariharsiv/26_tskt_ikinci_viyana_1683_c3_k4_ek.pdf“
