TARİH

ROMA YAĞMASI – 1527


Senelerce Roma’yı Türklerin ele geçirmesinden korkan Papalık Devleti’nin korktuğu başına gelmemiş olsa da şehri Türkler değil bilakis kendi dindaşları ele geçirmiş ve şehir ciddi şekilde yağmalanmıştır. İtalyan Yüksek Rönesansı’nın sonu olarak kabul edilen ve kimi tarih anlatımlarında İtalyanların XIX. yüzyıla kadar verdikleri son bağımsızlık mücadelesi olarak kabul edilen bu hadise nasıl cereyan etmiştir? Bu yazımızda 1527 senesinde vukuu bulan Roma Yağması’nı mercek altına alacağız.

~ 16.05.2024 ~


KONYAK BİRLİĞİ VE İMPARATORLUK ORDULARININ ROMA’YA YÜRÜYÜŞÜ

1525 Pavia Muharebesi’nde, Fransa Kralı Fransuva’nın yenilmesi ve esir düşmesiyle Kutsal Roma imparatorluğu 1521-1526 İtalya Savaşı’nı kazanmış ve İtalya yarımadasındaki kuvvetini dikkate şayan ölçüde arttırmıştır.

Kutsal Roma İmparatoru Şarlken’in İtalya’da bu kadar etkiye sahip olmasından rahatsız olan Papa VII. Clement, evvela Venedik olmak üzere çeşitli İtalyan şehir devletleriyle irtibata geçerek bir ittifak kurmaya çalışmıştır.

Papa VII. Clement.

Ayrıca bu süreç içerisinde Fransa Kralı Fransuva, esaretten kurtulmuş ve Fransa’ya döner dönmez Papa’ya desteğini bildirmiştir. Böylece Papalık, Fransa, Venedik, Floransa ve Milano arasında 22 Mayıs 1526’da “Konyak Birliği” imzalandı.

I. François (Fransuva)

Savaşın başında İttifak güçleri Lodi kasabasını ele geçirse de bu başarı uzun sürmemiş ve Şarlken’in imparatorluk birlikleri kuzey İtalya’ya girerek bölgede hakimiyet sağlamıştır. Bunun üzerine İmparatorluk Birlikleri, ittifak güçlerini Milano’yu terk etmeye mecbur bırakmışlardır.

İttifak güçleri, İmparatorluk ordusu karşısında etkili olamamış ve yenilgi üzerine yenilgi almıştır. Ancak Kutsal Roma İmparatorluğu tarafında da işler yolunda değildi. İmparatorluk askerlerine ödenmesi gereken ücretler mali sıkıntılar gerekçe gösterilerek ödenememekteydi.

Bunun üzerine 34.000 imparatorluk askeri bir ayaklanma başlatmış ve saldırmama emri verilmesine rağmen komutanlarını Roma üzerine yürümeye zorlamıştırlar. Roma üzerine yürüyen ordu 6.000 İspanyol, Landsknecht denilen 14.000 Alman paralı askeri ve kalanı İtalyan paralı askerlerinden oluşuyordu.

Ayrıca başkaldıran ordunun Roma’ya yürüyüşü boyunca çeşitli haydut grupları ve Lutherist takipçiler de orduya katılmışlardır. Ordu yol boyunca birçok şehir ve kasabayı yakıp yıkmış ve en sonunda 5 Mayıs 1527 tarihinde Roma surlarına ulaşmıştır.


İSYANCI İMPARATORLUK BİRLİKLERİ ROMA SURLARINDA

Roma’yı savunan çok fazla asker yoktu. Şehri birkaç bin milis dışında sayıları çok az olan Papa’nın özel muhafızlarını teşkil eden İsviçreli Muhafız Birliği savunuyordu. İttifak ordusu yardıma gelmeden önce şehri düşürmek isteyen isyancılar, 6 Mayıs günü taarruza başlamıştır. İmparatorluk ordusu komutanı olan Dük Charles de Bourbon bu saldırılar sırasında öldürülmüştür.

İmparatorluk ordusundaki son saygın otoritenin de ölümü, isyancı askerler üzerindeki tüm kısıtlamaların ortadan kalkmasına sebebiyet verecektir. Bu da ileride oldukça feci sonuçları doğuracaktır. Chalon’lu Philibert ordunun başına geçse de otoriterlikten uzak bir komutandı. Usta imparatorluk askerleri karşısında milis güçleri varlık gösterememiş ve şehir düşmüştür.

İsviçreli muhafızlar, Töton Mezarlığında son direnişlerini yapmışsa da Muhafız birliği komutanı Caspar Röist’in yaralanması sonucu direniş çözülmüştür. Evine sığınan Caspar Röist kendi karısının gözleri önünde katledilmiştir.

Direniş gösteren Papalık askerleri idam edilmiş ve ardından o meşhur yağma başlamıştır. Kiliseler, manastırlar, saraylar talan edildi. Hatta İmparatorluk yanlısı kardinaller dahi yağmadan nasibini almış ve mülklerini korumak için isyancı askerlere haraç vermek zorunda kalmıştır.

Papa VII. Clement yakalanmış ve tutuklu olarak Sant’Angelo Kalesine kapatılmıştır. Yeni komutan Philibert’in çabaları sonucu Vatikan kütüphanesi kurtarılmıştır. Üç gün süren yağmanın sonunda Philibert artık yağmanın durdurulmasını emretse de isyancı ordu bu emre itaat etmemiştir.

6 Haziran tarihinde Papa ve isyancı İmparatorluk askerleri arasında anlaşma imzalanmıştır. Buna göre Papa fidye olarak 400.000 duka ödeyecektir. Ayrıca Parma, Piacenza, Civitavecchia ve Modena’nın Kutsal Roma İmparatorluğu’na bırakılması kararlaştırıldı. Yağma öylesine büyüktü ki şehrin nüfusu neredeyse 10.000’e kadar düşmüştür. Binlerce sivil öldürülmüştür. İtalyan Yüksek Rönesansının sonu gelmiştir. Yağmanın İtalyan toplumu üzerinde derin etkileri olmuştur. Kimi tarih anlatılarında Konyak Birliği, XIX. yüzyıla kadar girişilen son bağımsızlık mücadelesidir. XIX. yüzyıla kadar İtalya, büyük devletlerin hegemonyası altında kalmıştır.

Kentin başına gelenler bununla da kalmamış, sokaklarda yığın haline gelen cesetler salgın hastalığa yol açmıştır. Bunun sonucunda birçok isyancı asker de ölmüştür. Yağma Şubat 1528’de sona erdi. Şehre yapılan ilk hücumdan tam 8 ay sonra şehrin yiyecek stokları tükenmiş, fidye alacak insan kalmamış, yağmalanacak bina bırakılmamıştı ve üstüne salgın da başlamıştı. Kent 1560 yılına kadar eski nüfusuna ulaşamadı.

Tüm bunlar yaşanırken Kutsal Roma İmparatoru Şarlken şehrin yağmalanması ve Papa’nın tutuklanarak hapsedilmesinden büyük utanç duyduğunu dile getirmiştir. Bu olaylar sonucu Katolik dünyasında Papa’dan İmparator’a doğru bir güç kayması yaşandı.

Sonunda İtalya’da duruma hakim olan Şarlken, Papa ile de uzlaşmıştır. Hatta 1530 yılında Şarlken’e bizzat Papa tarafından İtalya Kralı olarak taç giydirilmiştir. Böylece Batı Avrupa büyü ölçüde Şarlken’in etkisi altında kalmış olacaktır.

Bu hadisenin tarihimiz açısından en büyük etkisi ise Şarlken iaresinde birleşme potansiyeli olan bir Avrupa’ya karşı Osmanlı-Fransız ittifakı daha da önemli hale gelmiştir.


YAZAR: MELİH BATUHAN DÜZENLİ


İSTİFADE EDİLEN KAYNAKLAR

[1] – Halil İnalcık, Devlet-i Aliyye, Türkiye İş Bankası Yayınları.


Yorum bırakın