Aşağılık duygusu; evvela yabancılaşma ve inkar etme akabinde sonu gelmeyen bir arayış ve saldırı. İnsanın kendine, etrafındakilere ve nihayet yaşadığı topluma yabancılaşması. Ve elindeki varı yoğu ile bir körün el yordamı ile yönünü ararken elini oraya buraya savurması gibi kendine, etrafındakilere ve nihayet yaşadığı topluma saldırması. Hülâsa yediği kaba tükürmesi. Naçizane etrafımda nazarı dikkatimi çeken… Okumaya devam et YAZIK BE KARDEŞ
Kategori: YAZILAR
BİR GARİP ÇARK
Maksadını, matlabını, mesleğini, vasıtalar uğruna peşinde bırakmayanlara selam olsun. Vasıtaların hayatımızın her tarafını hapsedercesine kuşattığı şu çağda mesleğini yani salik olduğu şeyi daha modern tabirle tuttuğu yolu unutmayan insanlar ne mutlu olmalı. Bu vasıtalar maddi olabileceği gibi manevi de olabilir. Her ne kadar faydası olsa bile vasıtanın, bir an maksadın yerine geçtiğinde işin içinden çıkılmaz… Okumaya devam et BİR GARİP ÇARK
ŞEK YAHUT CESARET
Söyleyememek mi yoksa söylemek mi ? Söyleyememek, elbet bir şüpheyi ve türlü bahaneleri içerisinde barındırmakta ve şüphe nihayetinde insanı tehlikeye götürmekte. Söylemek, elbet bir cesaret ve cesaret nihayetinde insanı zafere götürmekte. Aksi bir neticeyi içerisinde barındırsa da paha biçilmez bir zafer. Peki kaçmak mı yoksa yüzleşmek mi? Kaçmak da söyleyememek gibi şüphenin bir şubesi. Yüzleşmek… Okumaya devam et ŞEK YAHUT CESARET
VE/VEYAHUT GECE
Hattatlar yazdıkları eserin alt köşesine küçük bir şekilde tarih, imza, isim atalar. Bunun için ketebe yazmak, ketebe koymak gibi tabirler istimal olunur. Ketebehu yazar ise "o bunu yazdı" manasına tekabül eder. Nemekahu yazar ise "o bunu yazdı" manasına gelmekle birlikte bundan yazdığına bir şey kattığı anlaşılır. Sevvedehu yazar ise tevazuu yani "o bunu karaladı, fakir… Okumaya devam et VE/VEYAHUT GECE
NÂME-İ HİCRÂN
Hicran... Tabir-i modern "ayrılık". İnsanın hayatının her safhasında tecrübe ettiği ve hatta yoğun bir tepki gösterdiği o temel kaygılardan biri. Evvela bağlanma ve güvende hissetme; akabinde ayrılık ve alt-üst olma; ve nihayetinde o yeni hâl ile tanışıp yola devam etmek. Hicran etmek/etmek mecburiyetinde kalmak: hayattan, memleketten, aileden, dosttan, sevgiliden ve hatta kimi zaman insanın kendinden.… Okumaya devam et NÂME-İ HİCRÂN
