TARİH

TÜRK KIYAFETİ İLE KAZANILAN ZAFER


Sultan II. Bayezid, Tuna ve Dinyester nehrinin son çıkışını kontrol eden Kili ve Akkirman’ı fethederek Boğdan’ın Karadeniz’le olan bağlantısını kesmiş ve Osmanlıların ileride Boğdan’ı dize getirmek adına yapacağı seferler için önemli bir üs kazanmıştır. Bu yazımızda Solakzade’nin tarihinde dikkat çekilen bir hadiseden söz etmek istedik. Tarih, Türk asrına doğru akan sayaçta 1497 yılında bir Türk kıyafeti ile orduların hezimete uğratılabileceğini göstermiştir. Peki bu hadise ne idi ? Gelin hep birlikte II. Bayezid döneminde vukua gelen bu hadiseyi inceleyelim.

Yeniçeri Kıyafeti.

Bismillahirrahmanirrahim. (بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ)


KOZMİN KORUSU MUHAREBESİ

Sultan II. Bayezid, Tuna ve Dinyester nehrinin son çıkışını kontrol eden Kili ve Akkirman’ı fethederek Boğdan’ın Karadeniz’le olan bağlantısını kesmiş ve Osmanlıların ileride Boğdan’ı dize getirmek adına yapacağı seferler için önemli bir üs kazanmıştır.

Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’daki İlerleyişi.

Boğdan Beyi Stefan bu kentleri geri almak için Lehistan kralı IV. Kazimir’den yardım istemiş ancak bu isteği gerçekleşmemiştir. Bunun üzerine iki yıllık bir anlaşma yapılmak üzere Mikolaj Firlej adındaki Leh elçisi İstanbul’a gönderilmiş ve 22 Mart 1489 tarihinde II. Bayezid tarafından Lehistan’a ilk ticari ahidname verilmiştir.

IV. Kazimir.

Bu ahidname Kazimir’in oğlu Jan Albert döneminde de yenilenmiş ve yeni maddeler eklenerek üç seneliğine daha uzatılmıştır. IV. Kazimir’den sonra Lehistan krallığını devralan oğlu Jan Albert, topraklarını güneye doğru genişletmeyi düşünmüş ve bunun için Boğdana göz koymuştur. Evvela Moldovya’yı işgal ederek kardeşi Sigismund’a vermek sonra da Osmanlı hakimiyetine geçmiş Boğdanı geri almak istiyordu.

Jan Albert.

Jan Albert’in amacı Boğdan’ı alarak Osmanlıları Karadeniz’in kuzeyinden söküp atarak Lehistan’ın savunmasını Tuna’da yapabilmekti. Bu amaç üzerine Macarlardan da destek alarak gerekli koşulların oluştuğunu düşünerek harekete geçmeye başladı. İlk etapta gerçek niyetini saklı tutarak Boğdan Prensi Stefan ile iletişime geçen John Albert, Türklere karşı birlikte hareket etmeleri için çağrıda bulundu. Ancak John Albert’in asıl niyetini sezen Stefan, derhal Osmanlı İmparatorluğu’na başvurarak gizli olarak durumu bildirdi.

Stefan Cel Mare.

Eğer Osmanlı kendisine yardım ederse düşmanı püskürtebileceğini, Boğdan’dan sonra hedefin Osmanlı olduğunu İstanbul’a bildirdi. Osmanlı İmparatorluğu hem kendisine vergi veren prensliği yalnız bırakmamak hem de Karadeniz hakimiyetini kaybetmemek adına harekete geçti. Osmanlı müellifi Kemalpaşazâde’nin verdiği bilgilere bakılırsa, Sultan II. Bayezid, Boğdan voyvodası Büyük Ştefan’ın Leh kuvvetlerine karşı yardım isteğine karşılık olarak ülkesini muhafaza etmesi için Silistre Sancağını seferber etmiştir. II. Bayezid Han, tüm kuvvetlerin merkezde toplanmalarını; Rumeli Beylerbeyi Yakub Paşa’nın Filibe’ye giderek durumu gözlemlemesini ve gerektiğinde müdahalede bulunmasını emretti. Macarlar ise bu tehlikeyi sezinleyerek Osmanlı-Macar barışına Lehistan’ı da katmayı teklif ettiler Ancak Osmanlı İmparatorluğu bu teklife menfi cevap vermiş ve durumu izlemeye başlamıştır.

II. Bayezid.

Lehistan Kralı John I Albert, 1497 yılının Haziran’ı başlarında Boğdan’ı Türklere karşı korumak ve onları Tuna ağzına yakın limanlardan atmak bahanesiyle Moldovya’ya saldırdı. Bunun üzerine 600 kişilik bir Türk kuvveti Silistre karşısından Tuna’yı geçerek Boğdan voyvodasının yanına gitti. Stefan yardım birliklerinin azlığı karşısında bir plan hazırladı. Türk birliğini uygun mevzide pusuya yerleştirdi. 4000 Boğdan askerine ise Türk kıyafeti giydirdi. Bu 4000 Boğdan askerini ise 600 kişilik Türk kuvvetinin ardındaki mevzilere yerleştirdi. Ardından Lehlilere haber göndererek Osmanlı öncü birliklerinin geldiğini asıl kuvvet gelmeden onları imha etmeleri gerektiğini söyledi.

Kozmin Korusu Muharebesi.

Bunun üzerine Albert, Stefan’ın tuzağından habersiz 5000 kişilik bir birliği göndermiştir. Stefan ise bu birlikleri daha önce Kozmin Korusunda mevzilendirdiği askerlerinin bulunduğu Türk birliklerinin yanına getirdi. Türk kuvvetleri, pusuya düşen birliğe ani bir hücumla saldırdı. Ani saldırı karşısında şaşkına dönen Lehliler daha toparlanamadan Türk kıyafetindeki Boğdanlıların da Osmanlı usulü üzere tabl ve davullarını çalarak harekete geçmeleri karşısında büsbütün dehşete kapıldılar.

Kozmin Korusu Muharebesi – 1
Kozmin Korusu Muharebesi – 2

Osmanlı ordusu geliyor düşüncesi ile gerisin geri kaçtılar. Kurtulabilenler vaziyeti John Albert’e haber verdi. John Albert bunun üzerine süratle Boğdan topraklarını terk ederek ülkesine kapandı. Ardında ordunun bütün yükleri, ağırlıkları ve eşya ve malları Boğdanlılara kalmıştı. Yapılan saldırıdan dolayı Lehistan’ı cezalandırmak isteyen Sultan Bayezid Silistre Valisi Malkoçoğlu Bali Bey’i Lehistan topraklarına akın yapması için görevlendirmiştir. Macar kralının sert tepkilerine rağmen Malkoçoğlu Bali Bey, komutasındaki ordu ile Lehistan topraklarının büyük bir kısmını yakıp yıkmıştır.

Akıncılar.

Malkoçoğlu Bali Bey’in Lehistan akını karşısında orduya kılavuzluk eden Büyük Stefan, bu hizmetlerine karşılık olarak İstanbul’dan samur kürklü hil’at, iki tuğ ve bir de sancak ile ödüllendirilmişti.

Stefan Ölüm Döşeğinde.

Nihayetinde kendini çevreleyen üç büyük güç arasında ayakta kalma mücadelesi veren Büyük Stefan, ölüm döşeğinde oğlu Boğdan’a verdiği öğütte; Boğdan ülkesini kuşatan düşmanlar arasından memleketlerini Türklere tâbi etmesini, çünkü Türk ulusunun daha anlayışlı ve daha kuvvetli olduğundan bahsetmesi, ileriki dönemlerde Boğdan siyaseti için belirleyici bir etken olmuştur.

Boğdan Prensliği.

Osmanlı-Lehistan ilişkilerini ele aldığımız ve hatta Lehistan’da Osmanlı Gölgesinde Yaşanan Bir Avrupa Krizi’ndenbahsettiğimiz yazımıza ayrıca göz atabilirsiniz.


NAŞİR: HASAN ORHAN


KAYNAKÇA

[1]- OSMANLI DEVLETİ VE EFLAK-BOĞDAN İLİŞKİLERİ, YUSUF HEPER.

[2]- 55/1 NUMARALI LEHİSTAN AHİDNAME-İ HÜMAYUN DEFTERİNE GÖRE XVII-XVIII. YÜZYILLARDA OSMANLI-LEHİSTAN İLİŞKİLERİ, Rukiye Özdemir

[3]- LEHİSTAN’IN PARÇALANMA SÜRECİNDE OSMANLI DEVLETİ İLE İLİŞKİLERİ (1772–1795), Vedat Kanat

[4]- KAYI III, Ahmet Şimşirgil.


Yorum bırakın