İnsanların hiç kaybolmayacakmış gibi gönül verip de ruhuna habire kabir azabı bağladığı, hatta Aşık Veysel’in “Uzun İnce Bir Yol” diye türkü yaktığı ve dahi Karacoğlan’ın “Senden Murad Alınır Mı ?” diye sorduğu ve bir gün o fani derneğin dağılıp gideceği dünya. Bir hicran ile başladı yolculuk. Vuslat muştusu ile kavrulup nihayetinde vuslatın kendisi ile buluşacak o yol. Kim bilir? O yolda pişerken cemaziyelevvelinde mutmain bir şekilde yolculuk yapan/yapabilen dostlara selamlarım ve hürmetlerimle…
~ Cemaziyelevvelde Bir Sefer ~
***
Ve bir yan çizgi,
Bilmem, bu kaçıncı sefere ?
Ve bir hoş veda,
Bilmem, bu kaçıncı şehire ?
***
Ömür dediğin bu değil midir zaten ?
Hicrânın o buhranıyla boğulup giden,
Vuslâtın muştusuyla yakılıp tutuşan,
Cemaziyelevvelde sefer, akıp geçen.
***
Hasan ORHAN
(24 Cemaziyelevvel 1445)
