Edip Ahmed Yükneki’ye ait Atabet’ül Hakayık isimli öğütler dizisini, hatta içerisindeki bazı öğütleri bile en azından bir defa duymuşluğumuz vardır. Bu kitaba, güzel ve bereketli bir İstanbul gezimizde, güzel bir yoldaş diyebileceğim şair arkadaşımla beraber denk gelmiş ve kitabı merak içinde almıştım. Kitabın ismini çok defa duymuştum. Okumak daha yeni nasip oldu. Kitap içerik olarak birçok mısrayı içinde barındırmakta yaklaşık 500 kadar. Ancak içinde barındırdığı öğütler ve hikmetler kitabın ne kadar derin bir mana taşıdığını bana tattırdı. O kitaptan almış olduğum birkaç öğüt paresini sitemizde paylaşmayı arzuladım. Umarım sizlerin de istifade edebileceği bir yazı olmuş olur ve bu tarz kitaplara merak uyandırmaya, düşünüp ibret almaya bir vesile olur. Rabbim bizleri hayırlı ilimle karşılaştırsın. Büyüklerime ithaf, yaşıtlarıma dostane ikram, küçüklerime tavsiye olsun. Okuyanlara selamlarım ve hürmetlerim ile…
Hasan ORHAN
13.07.2022
ATABET’ÜL HAKAYIK HAKKINDA BİRKAÇ BİLGİ


Bu sayfalar İş Bankası Kültür Yayınları, Atabet’ül Hakayık isimli kitabın giriş kısmından alınmıştır.
ATABET’ÜL HAKAYIK’TAN ÖĞÜTLER VE KİTABIN TAHLİLİ
A- Ulemanın adeti gereği Edip Ahmed de cümlelerine Besmele-i Şerif ile (Bismillahirrahmanirrahim) başlamıştır.
B- Edip Ahmed, Allah azze ve celleye acziyetini ifade ederek devam etmiş ve “Her şeyde onun birliğini gösteren bir delil vardır.” ifadesini “Allah geceyi ve gündüzü yaratıp arka arkaya birbirine yürür kılmış ki karartır geceni gününü giderip, geceni giderip aydınlatır tanı.” cümleleri ile beyan etmeye gayret etmiştir.
C- Hz. Muhammed aleyhisselam için “O insanların en seçkini ve kutlusudur. Yaratılmışlar içinde onun dengi yoktur. Resuller beyaz bir yüzdür, bu o yüzün gözüdür. Onu yâd etmek dilime şeker ve baldır.” ifadelerini kullanmıştır.
D- Dört sahabe hakkında ise (rıdvanullahi teala aleyhim ecmain) onların lakaplarından ki “Hz. Ebubekir’in lakabı olan Sıddık‘tan, Hz. Ömer’in lakabı olan Faruk‘tan, Hz. Osman’ın lakabı olan Zinnureyn‘den (iki nur sahibi ki Peygamber Efendimiz aleyhisselamın iki kızı ile evlendiği için bu lakap kullanılır.) bahsederek Hz. Ali’nin yiğitlik ve kahramanlığına vurgu yapmıştır.” Ayrıca bizi tefekküre gark eden “Nice hatalı kulunsam da bana fazlın olursa özüm kurtulur. Eğer adaletini uygularsan işim çok zordur.” ifadelerini kullanmıştır.
E- Hem başlarda hem sonlarda kitabı yazma nedenini, “Kitabımı gören, işiten kişi duayla yâd etsin.” ifadeleri beyan etmektedir.
F- İlim hakkında bazı beyanatlarda bulunmuştur. İlmi değerli akçeye, cahilliği ise değersiz akçeye benzetmiş; ilmi, nasıl kemikteki ilik kemik için bir süs ise insanın aklı için de ilmi akıl için süs olarak tarif etmiştir. İnsanın bilgi ile insan olduğuna dem vurmuştur. Cahilin ölü gibi olduğunu vurgulamıştır. “İlim Çin’de dahi olsa alınız.” hadis-i şerifine işaret etmiştir. İlim hakkında diğer nasihatlere gelecek olursak:
“Bilgisize Hak söz tatsız gelir, ona öğüt ve nasihat yararsızdır, türlü kirler yıkanmakla arınır ancak cahillik yıkamakla arınmayan bir kirdir.”
“Bilgisiz ne dese anlamadan söyler. Onun kendi dili kendi başını yer.”
“Bilgisizlikten birçok halk kendi eliyle put yapıp, tanrım bu dedi.”
“Davarsız için bilgi tükenmez bir davardır. Hesapsız için bilgi bozulmaz hesaptır.”
G- Edip Ahmed, “Edeplerin başı dili gözetmektir. Dilini sıkı tut ki kırılmasın dişin.” diyerek sözlerine devam etmektedir. Dil ile alakalı diğer nasihatleri ise:
“Çok konuşan dil yenilmez bir düşmandır.”
“Sözün iyisi düşünüp söylenendir.”
“Resul, insanı ateşe yüzükoyun atan dilidir dedi. Dilini sıkı tut, koru ateşten yüzünü.”
“İki şey insanda birleşirse o insana mürüvvet yolu kapanır: 1- Gereksiz Yere Konuşmak, 2- Yalan Söylemek.”
“Doğru söz bal gibidir, yalansa soğan. Soğan yiyip acıtma ağzını bal ye.”
“Arkadaşım deyip, inanıp sırrını açma sakın. Ne kadar güvenilir arkadaş olsa da yakın. Sırrın sende sabredip durmazsa eğer arkadaşında sabreder mi, bunu iyi düşün.”
H- Edip Ahmed, dünyayı bir kervansaraya benzetmiş, insanı da oraya uğrayan bir yolcuya benzetmiş. Dünya ile alakalı nasihatlerinde ise:
“Giyim ve karın tokluğu ile yetin.”
“Zenginlik Allah’ın kısmeti, mal yokluğuna fakirlik deme, bu dünya malından giyip yiyeceğin kadarını al fazlasını dileyip vebale girme.”
“Genç yaşlanır, yeni eski olur. Sağlam er çöker, geçer kuvveti, dolu olan azalır tam olan eksilir. Nice âlim ve filozofun yitip gittiğinden bahsetmektedir.”
“Dünya bazen gülümser bazen kaş çatar. Bir elinde bal bir elinde zehir tutar. Önce tatlı tattırır sonra zehir katar sunar. Eğer tatlı tattı isen acıya hazırlan. Rahat bir gelir acı onar onar. Sıkıntısız rahatlık umana seslenir ve bu dünyanın ne zaman umutlanacak yer olduğunu sorar.”
“Hz. Muhammed aleyhisselam, Dünyaya gönül bağlamak hataların başıdır, demiştir”
I- Cömertlik ve cimriliğe değinmiş. Cömertlik bütün ayıpların kirini temizler demiştir. Cömert olana söz, sövgü gelmez demiştir. Sövgü gelecek yolu cömertlik kapatır demiştir. Bilgiyi cömert insanın taşıyabildiği görülmüştür izleniminde bulunmuştur. Cimriliği öven dilin nerede olduğunu sormuştur. Cimrinin mala kul olduğu, malın onun efendisi olduğunu söylemiş, cömertliği ise ellerin en kutlusu veren eldir diyerek övmüştür. Cimri malının bekçisidir, yığar yemez içmez sıkı tutar demiştir. Cimrilik ilaçla sağıtılmayacak bir hastalıktır. Ölür cimri kişi kalır malı da düşmanı yer. Cömertlik ise şeref, ikbal ve cemali arttırır der.
İ- Hz. Muhammed aleyhisselam dedi ki: “Allah tevazu göstereni yükseltir, kibirleneni rezil eder.” Edip Ahmed, kitapta 283 ve 284 mısralarda ise Allah’ın büyüklüğün kendine ait olduğunu kulların üzerine almaması uyarısında bulunduğunu kaydetmiştir. Müminliğin nişanı tevazudur. Halk içinde dilini sürçme, göğsünü kabartma. Kibir sahibi “ben asilim” diyorsa ona cevabı bu halkın ana baba bir kardeş olduğu, insanların Ademoğlundan türediğini, insanların görünüş olarak bir olduğunu kaydetmiştir. İnsanların babası Adem, annesi Havva’dır demiştir.
J- Edip Ahmed, “Uzun olmasın emelin. Ecel saklıdır altında emelin. Uzun düşünme, düşünmekten çok olsun amelin.” demiştir.
K- Hz. Muhammed aleyhisselam, “Haris mahrumdur.” demiştir. Haris dünya malını toplar ama doymaz, mal toplamaktan yorulup usanmaz demiştir. Hz. Muhammed aleyhisselam, “Ademoğlunun altınla dolu iki vadisi olsaydı, muhakkak üçüncüsünü de isterdi.” Allah azze ve celle “Biz herkese geçimliğini dünya hayatı içinde verdik.” buyurmuştur.
L- Hz. Muhammed aleyhisselam, “Allah’ın emirlerine saygılı olunmalı ve yarattıklarına şefkat gösterilmelidir.” buyurmuştur. Kitabın devamında yer alan nasihatlerde:
“Sana cefa edeni vefa ile yanıtla.”
“Yenilecek aşını insanlara yedir.”
“Giyilecek kıyafeti çıplağa giydir.”
“Zor, zahmet yükleme başkalarına.”
“Başkasından gelen zahmete dayan.”
“Kötülük yapanı iyilikle karşıla.”
“Birinden iyilik gelirse o kişiyi bol bol öv ve iyiliğini dinle.”
“Kusurlu kişinin kusurunu gider.”
“Düşmanlığın kökünü kaz. Kin ateşine yumuşaklık suyunu dök. Yüce Allah’ın buyurduğu gibi “Öfkesini yenen, hırsına hakim olan, insanların kusurlarını affedenleri Allah sever.” Peygamber aleyhisselamın dediği gibi “Öfkesini yenen yapmaya gücü yettiği halde öfkeyle hareket etmeyen insanın kalbini Allah iman ile doldurur.” Kerem bina gibidir, yumuşaklık ise onun temelidir. Yıkılana destek ol, eksileni tamamla.”
“Büyüklerin hakkını gözet, Yararsız tartışma ve mizahtan sakın, büyüklerini kızdırır bu mizah küçüklerini sana küstah kılar.”
“Bela gelirse sabret, bekle feraha çıkmayı. Gidermeye çalış bela ve zahmeti.”
M- Allah’ın buyurduğu gibi “Allah sabredenleri sever, çünkü zorlukla beraber kolaylık vardır.” Peygamber Aleyhisselam’ın şu sözü de bu anlamdadır: “Sabrederek kurtuluşu beklemek ibadettir.”
N- Peygamber Aleyhisselam, “Bin kişi dostun olsa bile çok görme, bir kişi düşmansa onu azımsama. Bin dost az ve bir düşman çoktur.” demiştir.
O- İnsan ne kadar uyanık olsa da bir hata yapar. Ne kadar hünerli olsa da bir ayıbı olur. Ne iş çıkarsa karşına iyice incele. Sonunda seveceksen gönül ver ona pişman olacaksan önceden sakın. İnsanların hayrı şerri lafla geçmez, iyi ya da kötü işin yanıtı gecikmez.
P- Ey kötülük yapıp iyilik uman, diken eken insan üzüm biçemez. Birinden intikam aldığın zaman düşmanlığından sakın, çünkü diken eken üzüm toplayamaz.
R- Peygamber Aleyhisselam, “Bir zalimle birlikte yürüyen onun suç ortağı olur.” buyurmuştur.
S- Peygamber Aleyhisselam, “İslâmiyet garip başladı ve garip dönecektir.” buyurmuştur.
T- Halk malı olanlara dönüp yüzünü, hepsi kul kıldı azat özünü, Kim ki malsız olanı görür, yüz çevirip geçer yumup gözünü, Ey mal düşkünü adam, iyi bil ki bu mal, bugün endişe kaygı olur yarın vebal, malın haramsa eğer sonunda azap vardır, malın helalse eğer sonunda hesap vardır. Gönlünde gamın dilinde sözün mal ama sana sarınacak bezini de utanıp verirler.
Allah’ın izni ve yardımı ile de bu yazıyı tamamlamış olduk. Yazıyı okuyanlardan naçizane istirhamım burada kitaptan nakil ettiğim öğütlerden beğenmiş olduğunuz nasihatleri çevrenizde kim ile paylaşmak istiyorsanız onunla vakit kaybetmeden paylaşmanızdır. Bu yazıyı yazan ile paylaşmak istediğiniz duygu ve düşüncelerinizi İLETİŞİM bölümünden bizlere ulaşarak iletebilirsiniz. Okuyup bu şekerlemelerden yararlananlara selamlar ve hürmetlerim ile. Geçmiş Kurban Bayramınız da mübarek olsun efendim…
Hasan ORHAN
13.07.2022
